Site icon Raptiye Nazırı

Acıyı Seçebilmek

Reklamlar

Mark Manson’un “Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı” kitabından…

Acıdan, kötü hissetmekten, kafaya takmaktan, yalnızlıktan, haksızlıktan uzakta olmayı hayal ederiz. Yolun sonunda hep mutlu olduğumuzu, elimizde bir bardak kahveyle usulca gezinen bulutlara baktığımızı düşünürüz. Kafamızın içinde hiçbir acıya, hiçbir kötülüğe yer yoktur. Tüm hayatımız başarıları hayal ederek, kendimizi sevgi ve değer görürken düşleyerek geçer. Sonunda işler bu noktaya varmadığında, bomboş bir odada yere yığılıp ağladığımızda, sadece içip unutmak istediğimizde, geriye dönmemecesine kaçma arzusuyla yanıp tutuştuğumuzda fark ederiz ki aslında mutlu olmak asla nihai bir hedef olmamalıdır.

Bir blog yazarı olan Mark Manson, “Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı” kitabında “acıyı seçebilmek”ten bahsediyor. Hedeflediğimiz bir konuda hep işin sonunu düşünmekten bizi alıkoymaya çalışıyor. İşin sonunda herkes mutlu, başarılı ve istediğini elde etmiş durumdadır. Peki kaçımız o sonuca giden yolu hayal ediyoruz? Uzun saatler boyu çalışmayı, rezil olmayı, reddedilmeyi, kapıların yüzümüze kapanmasını, okudukça sayısı artan makaleleri, tüm bunları tartışacak kimseyi bulamamayı, ani gelişen durumlar karşısında sakinliği koruyarak taktik değiştirebilmeyi ve daha birçok yorucu durumu hiçbirimiz hayal etmiyoruz ve kendimizi o halde görmeyi düşünmüyoruz. Tam bu noktada asıl olanın insanın başarısını değil acısını seçebilmesi olduğunu söylüyor yazar. Bu fikrini destekliyorum. Çünkü ancak acısını göze alabildiğimiz şeyleri tam anlamıyla hak ederiz. Amaç yoldan keyif almak ve yolun hakkını verebilmektir. Gecemizi gündüzümüze katarak ilerleyeceğimiz ve az evvel saydığım tüm zorlukları göğüslerken dahi bunu motivasyonla yapabileceğimiz bir uğraş. Bunu seçtikten sonra gerisi çabamızla şekillenecektir.

Hayatın geri kalan alanlarında da bu böyledir. Sevdiklerimiz ve dostlarımız için, eşimiz için, evcil hayvanlarımız için birçok şeye katlanırız. Onlar için çeşitli acıları seçeriz. Burada önemli olan nokta ise geri dönüş alabilmektir. Değdiğine ikna olduğunuz her şey için acı çekebilir, rezil olmayı, yok sayılmayı, düşmeyi, kapıların büyük bir şiddetle yüzünüze çarpmasını göze alabilirsiniz. Fakat değmediğini gördüğünüz bir kişi veya durum söz konusuysa yapmanız gereken şey geri çekilmek, beklemek, soluklanmak değildir. Yapmanız gereken büyük bir kararlılıkla, size kötü hissettirse dahi tamamen vazgeçmek ve bu vazgeçişin arkasında durmaktır. Yalnızca iyi bir analizden sonra içine sinerek vazgeçenler ilerleyebilir. Aksi takdirde olduğunuz yerde kalır ve size mutluluk verdiğini sandığınız o döngüye sıkışırsınız. Gerçekte ise bu döngü sizi zehirlemektedir. Kısacası seçtiğiniz yolun ve yolun getirdiği acıların değdiğine emin olun. Unutmayın, hayatta hiçbir zaman tek bir doğru, tek bir kişi, tek bir mekan, tek bir yol yoktur. Her şey geçicidir ve çoğu şeyin bir alternatifi vardır.

Exit mobile version