Hazine* ve Mektup: Simyacı

Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez.

– PAULO COELHO / SİMYACI

Her kişisel gelişim kitabı böyle bir iddia ile başlar. “Yüreğinin götürdüğü yere git!”, “Hayat amacını bul!”, “Neden yaşadığını ara!” vb. Bunlara ek olarak okuduğun kitapla aynı şeyleri söyleyen bir yığın başka kitaba tomarla para ver. Döngü devam etsin, birbirinin kopyası bir ton kitap piyasayı ele geçirsin ve siz hariç herkes kazansın.

Simyacı böyle bir kitap değil. Doğu’nun tasavvuf anlayışı ile Batı’nın arayışlarını bir araya getiriyor. Bu bir araya geliş ile size türlü sorular soruyor. Santiago karakteri ile sizi de kendi hazinenizin peşine düşmeye davet ediyor.

Kitap özellikle sonuyla hafızanızdan uzun süre çıkmayacak. Bu konuda gerçekten iddialı bir kitap. Yol boyunca Santiago’nun başına gelenlere üzülüyor, bazen tedbirsizliğine kızıyor, bazen de doğru kararlar verişini alkışlıyorsunuz. Vazgeçmek üzere olduğu her an devam etmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Çünkü Santiago geri çekilse bile diğerleri geri çekilmiyor. Santiago’ya hep destek oluyorlar, ona yol gösteriyorlar ve her anında ona hazineyi hatırlatıyorlar. Bu bakımdan Santiago’nun çok şanslı olduğunu söylemem gerek.

Kitabın diğer karakterleri de en az Santiago kadar ikilemde. Mekke’ye gitmek isteyen ama kendisine türlü bahaneler bulan billuriyeci, nasıl araması gerektiğini bilmeyen ve Simya’ya merak salmış olan İngiliz. Hepsi kendi sınavını veriyor.

Kitap bizlere haykırıyor adeta. İçinde bağırıp duran, seni azarlayan, geceleri yakanı bırakmayan, vicdan azabı çektiren sese yani yüreğine kulak ver. Gerçekleştirmekten korktuğun ama hayatının amacı olan şeyi anlatıyor sana. Bu yüzden rahat değilsin. Bu yüzden bir şeyler eksik gibi hissediyorsun. Bu yüzden bazen nefesin kesiliyor. Vicdan azabıyla yanıyorsun çünkü hazinenin peşinde değilsin ve yapman gereken aslında bu.

Kırma, kırılma, öfke, haksızlık etme, ne istediğini ve kimlerle yola çıkacağını bilememe ile yoğrulmuş bir dönemden sonra Simyacı kitabı bana yol gösteren kitaplardan biri oldu. Bazen aradıklarınız çok uzakta değildir fakat bunu görmek için peşinden koşmak, aramak, yaralanmak, inanmak, bir süre karşılıksız çaba göstermek gerekir. Tüm bunlardan sonra ise kafanızı sakince çevirir ve hazine ile karşılaşırsınız.

Önemli olanın hazineye giden yol olduğunu anlamamız dileğiyle…


*Kitabı benimle paylaşan ve hayatımdaki hazinelerden biri olan canım arkadaşım Kevser'e teşekkürler. 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: