Yakın* ve Uzak: Broadchurch

En iyi yalancılar her zaman doğruya yakın durur.

BROADCHURCH (ıtv)

Doğru ile yalanı birbirinden nasıl ayırırız? Elimizde delil yoksa yalancıyı nasıl tespit ederiz? Herkesin kendince tutarlı açıklamalar yaptığı bir kasabada, 11 yaşında bir çocuğun katili olabilme potansiyelini kim taşır? Her şeyin ötesinde, parçaları birleştirip sonuca ulaşınca rahata erer miyiz? Yoksa bu, bir başlangıç mıdır?

Mantık ile duyguların dengeye oturtulduğu, cinayet üzerinden yapılan dramada aşırılığa kaçılmayan, her karaktere potansiyel suçlu gözüyle bakmamıza sebep olan ve olay örgüsüyle insanı derinden etkileyen İngiltere yapımı Broadchurch dizisi, ilk iki sezonuyla 11 yaşındaki Danny Latimer’ın öldürülmesini konu alıyor. Baş rollerinde Doctor Who’dan tanıyıp oyunculuğuna hayran olduğum David Tennant ve geçtiğimiz sene Oscar alan, The Crown’ın önümüzdeki sezonunda Kraliçe Elizabeth’i oynayacak olan Olivia Colman var. Polisiye dizileri sevmediğini iddia eden beni ekran bağımlısı haline getiren dizi, katil olarak seçtiği karakterle de insanı şaşırtıyor.

Görsel: https://www.hollywoodreporter.com/review/broadchurch-season-2-tv-review-779267

Broadchurch’ün en güzel taraflarından biri atmosferi. Kasaba hayatı öyle güzel aktarılmış ki hikayenin içinde kayboluyorsunuz. Her karakterin kendine özgü sorunları var ve çoğu bu sorunlarla yüzleşmek yerine gündelik işlerle ilgilenip kaybolmayı tercih ediyor. Bu tavır bir yerlerden tanıdık geliyordur diye düşünüyorum.

Çocuğu ölen bir annenin hayata devam etme çabası yer yer detaylarla işleniyor. Çocuğunu kaybeden Beth karakterinin yola devam edip kendisi gibi travmaları olan insanlara yardım etmeye başlaması ile güzel bir mesaj verildiğini düşünüyorum. Bizde olduğu gibi birçok toplumda güçlü olması gerektiğine inandırılan baba karakterinin içine düştüğü ruhsal bunalımın da işlenmesi takdir edilesi doğrusu. Olayın failini araştıran dedektiflerimizin birlikte çalışırken karşılaştıkları ve karakterlerinden kaynaklanan zorlukları zaman içerisinde aşmaları ise izlemesi keyifli bir süreç.

Dizinin müziklerine değinmeden yazıyı bitirmek istemiyorum. Dinlemesi keyifli, atmosferi adeta ruhunuza işleyen müziklerin birçoğunun altında Ólafur Arnalds imzası var.

Dizi üç sezon halinde Netflix’te bulunuyor. İzlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler.


*yakın: çoğu zaman bakmaktan kaçındığımız veya bakmayı unuttuğumuz, gerçeklerin ve tutunmamız gerekenlerin bulunduğu, asıl hazinenin saklı olduğu yer.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: