2 Arada Kalıp Kaçamak Hayatlar Yaşamak: Karakomik* Filmler

Herkes gibi olmak. Bunun üzerine düşününce çok farklı faktörler giriyor devreye. Nerede yaşadığınız, kimlerle arkadaşlık ettiğiniz, karanlık taraflarınız, yüzleşmeye korktuklarınız, “mış gibi” yaptıklarınız ve daha birçok karmaşık şey gelip dahil oluyor denkleme. Uzaklara gitmek, dünyadan kopmak istiyorsunuz. Çünkü burada sizin için bir şey kalmadığına ikna etmiş oluyorsunuz kendinizi.

Cem Yılmaz’ın yeni filmi bu konulara odaklanıyor. Bir biletle iki filme gidiyorsunuz ve ikisi ayrıntılarla birbirine bağlı.

İlk film “2 Arada”. Konuyu anlatma gereği duymuyorum yine çünkü hakkında fazlaca yorum yapıldı ve yeterince de yazıldı diye düşünüyorum. Ben yine kendi penceremden bakacağım filme. Fakat uyarımı yapmam gerekiyor, film ile ilgili öğrenmek istemeyeceğiniz bilgiler kullanabilirim yazının devamında. Adettendir diye “spoiler” uyarımı yapayım. (Doctor Who seviyorsanız lütfen River Song edasıyla okuyunuz.)

“2 Arada” filmi tam olarak ihtiyacım olan şeydi diyebilirim. Zorlu, karmaşık ve kırgınlıklarla dolu geçti son iki yıl benim için ve artık bile isteye kötülüğü seçebilecek bir potansiyelde olduğuma ikna etmiştim kendimi. İnsanlar beni kırmadan gardımı alıp “gerekeni” yapacağımı ve bir daha bu kadar acı çekmeyeceğimi söylüyordum kendime. İşler hiçbir zaman sizin kendinize verdiğiniz telkinlerdeki gibi yürümez. Kararlarınız, hayat karşısında hep yeniktir aslında çünkü “hayat” dediğimiz şey spontanedir. Karar, mekan, kişi dinlemez. Bu sebeple ben de aldığım bu kararı uygulayamadım. Ve tam da böyle karışık bir dönemde, hiç hesapta yokken gittim bu filme. Anlattığı olaydaki kırılma noktasını düşündüm. Demek ki birçok şey bizim seçimlerimiz doğrultusunda şekilleniyor ve basit gibi görünen her şey aslında çok önemli. O an verdiğiniz karar sizi kendi sonunuza da çekebilir, kendi ödülünüze de. Filmde “kötü bakan kötü görür” klişesi güzel işlenmişti bence. İyilik yapmayı seçen Ayzek ile birlikte herkesin iyi davranmaya başlaması çok güzeldi. Haftalardır kendini gereksiz yere yıpratan bana çok iyi bir ders verdi. Güçlü olmanın kötü olmakla aynı anlama geldiğini düşünüyor ve kötülere özeniyoruz. Kötülerin kalplerindeki karanlığın sebep olduklarını görmeden. Film buna da dikkat çekiyordu. Asıl güç iyiliktir aslında çünkü size yapılan haksızlık karşısında bile ısrarla iyiliği seçmek ve hakkınızı sakince savunmak zordur. İçimizdeki kötüye uymak ise çok kolay. Kötülüğün getirdiği nefretle, yorgunlukla, yalnızlıkla yaşamak yerine kırılmayı tercih ederim. Ki acı da gereklidir. Acı olmasaydı mutluluğun varlığından haberimiz olmazdı çünkü.

Bu filmin güzel ayrıntılarından biri de “para”ydı. İki filmde de kese kağıdına sarılmış bir miktar para gördük. Dikkatimizi çekti çünkü ortak noktaydı. Hayallerini paraya bağlayan bir adamla, biriktirdiği parayı lüks bir mekanda tatile harcayan başka bir adam. Paranın kişiden kişiye göre nasıl değiştiğini, insanlığın ortak sorunu olan bu kağıdın başa nasıl dertler açabileceğini gördük.

“Kaçamak” filminin ise en çok, karakterlerin uzay gemisine binip uzaylı ile karşılaştıkları kısmını sevdim. Bu arada sinemada yanımda oturan hanımefendinin de söylediği gibi, bu uzaylı Doctor Who’daki uzaylılara benziyordu. Bu kısımda uzaylı ısrarla iletişim kurmaya ve barışa davet ediyor karakterleri. Bizimkiler ise lisanını anlamadıkları bu uzaylının kendilerine zarar vermeye çalıştığını düşünüyor ve saldırıya geçiyor. Uzaylı da kendini savunmak için hamle yapıyor ve finalde ölüyor. Çünkü “tüfek icat oldu, mertlik bozuldu”. Ölürken “Ah, cehalet!” demesi ise adeta bir uyarı niteliğinde. Tarihimize bakarsanız, sırf fikirlerine yabancı oldukları için insan yakanları, sırf tanımak, bilmek istemedikleri için insan linçleyenleri görebilirsiniz. Ülke olarak daha fazla okumaya, dinlemeye, anlamaya ihtiyacımız var. Yoksa tek amacı yaşamak olan “uzaylı”ları sırf lisanlarını bilmiyoruz diye öldürüveririz maazallah.


*Karakomik: 1. Hayatın iki kutbu.  2. Mizahtan başka hiçbir yolla ifade edilemeyecek absürtlükte olayların mizahla buluşması sonucu ortaya çıkan tür. 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: